Alo Sinirliyim!

PINAR DENİZER- D-LIFE

Performans Psikiyatri Merkezi bünyesinde yer alan Türkiye’nin ilk öfke kontrolü kliniği Öfkesiz, gerektiğinde telefonla bile hizmet veriyor.

Belki bağırıp çağırmaktan yoruldunuz, belki de size yapılan haksızlıklar karşısında sessiz kalmaktan… Tanımlayamadığınız ağrılarınız artık canınızı sıkıyor. İçinizde biriken öfkeyi çıkarmanın zamanı geldi. Aslında öfke çocuk ya da yetişkin bütün insanların, hatta hayvanların gösterdiği çok doğal bir duygu. Üstelik genelde kişinin uyaranlara karşı kendini korumak için gösterdiği bu tepki çoğu zaman sağlıklı kabul ediliyor. Ancak bazı durumlarda kontrolden çıkıyor ve öfkeli kişi kendini ya da çevresini tehdit etmeye başlıyor. Böylesi durumlar kişinin özel hayatı, iş yaşantısı, ikili ilişkileri ve sağlığını bozma noktasına gelince yaşam kalitesini de düşürüyor. “Öfkeyle başa çıkamadığınız durumlarda yardım almak en doğrusu” diyor klinikte görevli Psikolog Nergis Özdinç Azanpa.

Türkiye’nin ilk öfke kliniği Öfkesiz, psikiyatrist Dr. Muzaffer Uyar önderliğinde 2010 yılında Performans Psikiyatri Merkezi bünyesinde kurulmuş. Öfkenin, öfkeye yol açan ve öfke sonucu oluşan problemlerin bir bütün olarak ele alındığı klinikte etkin bir öfke kontrolü tedavisiyle eğitim gerçekleştiriliyor. Her ne kadar doğal bir tepki de olsa öfke kişinin sağlığına ve çevresine zarar verebiliyor. Bu durumda öfkenin kaynağını bulmanın önemli olduğuna dikkat çekiyor Azanpa: “Öfke, genellikle iki kaynaktan doğuyor. İlki kişinin kendisinden, yani kişiliği, mizacı, yapısı ya da iletişim sorunu yaşamasından kaynaklanıyor. İkincisi ise patron, müdür, çalışma arkadaşı, yaşadığı ortam gibi bir dış kaynaktan besleniyor.”

Öfke sorunları çoğunlukla ergenlikle birlikte geliyor. “Ergenlik başlı başına zorlu bir süreç. Kimlik karmaşası, özerkleşme ve aile içinde sevilip değer görme ihtiyacı çocukta çelişkiler yaratıyor. Çocuk bu durumla nasıl baş edeceğini bilemediği ve tecrübesiz olduğu için ne yapacağını şaşırıyor. Aile bu gelişim dönemini görmezlikten gelir ve destekleyip yardımcı olmazsa öfke patlamaları yaşanıyor.”

Öfke kontrolünde kaynağa göre tedaviler de farklılaşıyor. Kişinin kendinden kaynaklanan sorunlarda hastalara problem çözme ve iletişim becerileri, mizah kullanımı öğretiliyor. Dış çevrenin tetiklediği öfke söz konusuysa kaynakların tespiti için bir liste oluşturuluyor. Kişi bir tabloya öfkelendiği tarihleri, saatleri, neye ya da kime öfkelendiğini, öfkesinin ne kadar sürdüğünü not ediyor. Yaklaşık 15 günlük bir tablo sonucu genellikle öfkenin kaynağı da belirlenmiş oluyor. Bu aşamadan sonra kişinin kaynakla ilgili düşüncelerinin değiştirilmesi için çeşitli terapi ve tedavi seansları uygulanıyor. İdeal seans sayısı 8-12 arası olsa da kişinin tedaviye nasıl cevap verdiği, gelişme hızı ve şiddetin yoğunluğuna göre seans sıklıkları değişiyor. İlk bir ayda haftada bir, sonraki birkaç ay 15 günde bir, sonraki aylarda ayda bir seanslar düzenleniyor. Son olarak üç ayda bir yapılan seanslarla kontrol aşamasına geçiliyor.

İÇİNİZİ DÖKÜN

Klinikte hem bilişsel hem de davranışsal terapiler uygulanıyor. Psikolog Nergis Özdinç Azanpa, “Öfkenin nedenleri arasında otomatik düşünceler ve sürekli negatif düşünce şekli olduğu için bilişsel yeniden yapılandırma üzerine çalışıyoruz” diyor. Ayrıca davranışsal terapilerle de kaçınma, üstüne gitme ya da ev ödevleriyle kişinin içindeki duygunun ortaya çıkarılması hedefleniyor. “Bir kimsenin öfke problemi olup olmadığını anlamak aslında çok da zor değil” diyor Azanpa. “Kişi öfke patlamasının sonunda ben ne yaptım, kontrolden çıktım ve ne yaptığımı hatırlamıyorum gibi cümleler kuruyorsa; kendine, çevresine, çocuklarına ve cansız objelere zarar veriyorsa ortada bir problem var denebilir.” Ayrıca öfkenin beden ve ruh sağlığını bozması, ikili ilişkileri etkilemesi ve buna bağlı olarak performansın düşmesi yardım almak gerektiğinin göstergeleri arasında. Öfke patlamalarının sonucu herkeste aynı yaşanmıyor. Bazıları yaşadığı patlamalar sonucu pişmanlık duyuyor. Bir kısmı ise suçu tamamen karşısındakine yönlendiriyor. Azanpa, her iki koşulda da öfkenin kontrol altına alınması gerektiğini belirtiyor. Tabii öfke dendiğinde aklınıza sadece sözlü, fiziksel ya da mental şiddet gelmemeli çünkü bastırılmış duygular da öfke olarak tanımlanıyor. “Kişi rahatsız olduğu durum karşısında kendini ifade edemiyor. Bunu anlatmak yerine hiç yaşanmamış gibi görmezden geliyorsa bu da öfke kontrolü tedavisine ihtiyaç olduğunu gösterir.” İçinde bastırılmış öfkeyle yaşayanların çoğu bu durumdan habersiz ve büyük çoğunluk depresyon ya da kaygı problemi yaşadığını düşünüyor. Öfke, özellikle de bastırılmış öfke psikolojik kökenli sağlık sorunlarının yaşanmasına da yol açıyor. Doktorların tanı koyamadığı mide ağrıları, baş ağrıları ve nedensiz uyuşma gibi pek çok psikosomatik hastalığın kökeninde bastırılmış öfke yatıyor. Öfke kontrolünde amaç öncelikle bastırılan öfkenin dışarıya çıkarılması ve kişinin ben dilini kullanarak kendini ifade etmesini sağlamak oluyor.

FARKINDALIK ŞART

Öfkesiz Kliniği’ne başvuranlar çoğunlukla öfke sorunu yaşayan kişilerin yakınları. Çünkü öfkeli bir kişinin yardıma ihtiyacı olduğunu anlaması için yüksek bir farkındalık gerekiyor. “Ben haklıyım, bütün suç diğerlerinde” diyen bir kişinin öfke sorunu olduğunu fark etmesi oldukça zor. “Bu gibi kişiler çoğunlukla eş ya da aile üyelerinden biri, yakın dost veya patronlarının uyarılarıyla bize başvuruyor” diyen Azanpa onları ikna etmenin en iyi yolunun davranışlarının sonucunu göstermek olduğunu belirtiyor. Kendi başına öfke kontrolü ihtiyacı olduğuna karar verenlerse biraz daha sosyokültürel, sosyoekonomik ve eğitim seviyesi ortanın üstündeki kişiler oluyor. Farkındalıkları yüksek bu kişiler tedaviye ihtiyaç duyduklarını da görebiliyor, hatta öfkenin nedenlerini keşfederek kliniğe başvuruyorlar. Öfkesiz Kliniği’nde öfke sorunu yaşayan bireyler kadar kurumlara da hizmet veriliyor. Kurumlar için çeşitli grup terapileri, seminerler ve eğitimler düzenleniyor. “Talepler çoğunlukla şoförler, güvenlik görevlileri ve polislerden geliyor” diyor Azanpa. Bunun nedeninin bu meslek gruplarının yoğun stres altında çalışması olduğunu söylüyor.

7/24 danışma hattı: 0212 560 7083 – 84

Nisan 2013- D Life/ 83

Bir Cevap Yazın