Yeni Nesil K Kuşağı Çocukları

Hafta sonu Ulusal Eğitim Zirvesindeydim. Zirvede “K Kuşağı Çocukları”, Psikolog- Sosyolog Serap Duygulu tarafından sunuldu. Bende bu yazımda, dinlerken aldığım notlarla birlikte K Kuşağı Çocuklarının ebeveyni ve öğretmeni olmak ile ilgili küçük notlar ekleyeceğim.

X,Y,Z kuşaklarını önceki yıllarda duymuştuk ancak K kuşağı yeni sayılabilecek bir kavram olarak karşımıza çıkmaya başladı. Eminim ki bu kavramı daha sık duyacağız. Peki nedir K kuşağı?

Prof. Hertz, 1995-2002 yılları arasında doğan kişiler için ilk kez bu kavramı kullanmış. Adını, Açlık Oyunları filminin ana karakteri olan Katniss Everdeen’den almış. Hertz’e göre bu nesil yaratıcı, üretici ve mucit bir nesil, sadece satın almak istemeyen, tasarlama ve yaratma sürecinin bir parçası olup tükettikleri ürünlere, hizmetlere ve medyaya kendi damgalarını vurmak istiyorlar. Etrafımızda aldığı ayakkabıyı, pantolonu boyayan, üzerine bir şeyler yapıştırarak aldığı ürünü kişiselleştiren gençleri görebilmek mümkün.

Ayrıca bu nesil, çevresel faktörlerin ve dış dünyanın tehlikelerinin en çok farkında olan bireylerden oluşuyor. Ekonomik çöküş, işsizlik, terör, savaş ve göç gibi gerçeklerle teknoloji dolayısı ile erken tanışan karamsar, gerçekçi, adaleti sorgulayan gençler bunlar. Bu kuşak için Karamsar kuşak da deniliyor. İlgilendikleri kavramlar; Sosyal sorumluluk, Şeffaflık, Adalet ve Ahlak!

Bu kuşak için teknoloji her şey, özellikle akıllı telefonlar onlar için haber, aile ve arkadaşlarını temsil ediyor. Ulaşılabilirlik onlar için varoluşsal bir anlam taşıyor. Kimilerine göre kafasını telefondan, bilgisayardan kaldırmayan, hiçbir şeyden haberleri olmayan gençler aslında tüm dünyadan haberdarlar ve bir tık ile sosyal yardım kampanyalarına dahil olabiliyorlar.  Onların korkuları bir önceki nesillerden çok farklı; K Kuşağı çocuklarının % 75’i en çok terörden, %66’sı ise iklim değişikliğinden, %72si ise borçlanmaktan korkuyor ve ileride başarılı olabileceklerine dair umutları sınırlı. “Ben her şeyi hak ediyorum”cu Y kuşağından bu anlamda da ciddi bir farklılık gösteriyorlar. Görüldüğü gibi, kendini seven ancak bencil olmayan, bağlı ama henüz yalnız, endişeli fakat pragmatik, riskten kaçınan ancak girişimci olan K Kuşağı, kendinden önceki nesillerden çok farklı. Peki K Kuşak çocuklarının annesi, babası ve eğitimcisi olmak nasıl olacak? Bizlerin verdiği eğitim ile K Kuşağı çocuklarının ihtiyaçları ve beklentileri ne kadar örtüşüyor? İşte burada dikkat etmemiz gereken noktalar var.

Görülüyor ki K kuşağı çocuklarını masa başında oturtup bilgiyi önlerine sunarak değil, aksine onları aktif olarak öğrenme sürecine katarak, sorumluluk vererek, deneyimlemesine fırsat verebilecek ortamlar sunarak onları eğitim sürecine dahil edebiliriz. Eğitim stratejileri değişmeli. K Kuşağı çocuklarının eğitiminde merak, rekabet, hareket, stres, ses ve görsellik önemli etkenler. Mümkünse bunların hepsini içeren eğitim ortamları sunmak gerektiği düşüncesindeyim. Eğitim ortamları ve müfredatlar çoklu zeka alanlarına göre düzenlenmeli. Literatüre yeni eklenen “Varoluşsal Zeka” ve “Okuma Zekası” kavramlarını da unutmamak gerek. Bu çocuklardan sadece akademik başarı beklemek yanlış olacaktır. Onlar sosyal hobileri üzerinden başarılı olmayı tercih edecekler gibi görünüyor. Bu da şu demek;  Pekçoğumuz gibi maaş ve statü odaklı değil aksine varoluşsal amaca hizmet edecek işler peşinde koşacaklar. Akademik başarı onlar için tek kriter olmayacağı için çocukları sosyal hobilere yönlendirmek onların geleceği için çok önemli bir yatırım olacaktır. Bu çocuklar bizden farklı olarak aynı anda birden fazla şey ile ilgilenebildikleri için sınav dönemlerinde onları mutlu eden sosyal hobilerinden uzaklaştırmak onlara zarar verecektir. Güven ve Adalet, onlar için varoluşsal kavramlar olduğu için, sizlerden bu konuda hassas olmanızı beklerler. İyi matematik öğretmeniz, üst düzey konumda olmanız onlar için hiç önemli değildir.

Ebeveynler ve eğitimciler için son sözü söyleyecek olursam; K Kuşağı Çocukları ile iletişimde, ders notu ile korkutma, ceza vb. yaptırımlar hiçbir işe yaramayacaktır. Onlarla sağlıklı iletişim kurabilmek için şeffaflık, güven, adalet, sosyal sorumluluk kavramlarını ön plana almanız daha yararlı olabilir. Bu güne kadar gelen kuşaklar, kendisinden sonraki kuşağa bir şeyler öğretmiş olabilir, bu kez K Kuşağı bizlere çok şey öğretecek. Onlardan öğrenmeye açık olalım.

Sevgiler.

 

Bir Cevap Yazın